Kulüplerimiz

Toplum Hizmeti Çalışmaları

Spor Takımlarımız

Laboratuvarlar

Öğrenci Birliği

Haftasonu Etkinlikleri

Kampüste Yaşam

Ebeveynler, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarının yeteneklerini keşfetmek ve onları yetenekleri doğrultusunda yönlendirmek isterler. Ancak zaman zaman kendilerinde olduğunu düşündükleri ya da olmasını istedikleri alanlara, çocuklarının da yeteneği olduğunu farz edip o alanda gelişmeleri yolunda zorlayıcı tutumlar sergileyebilirler. Örneğin; basketbol konusunda yetenekli olduğunu düşünen bir ebeveyn, oğlunun/kızının da bu alanda yetenekli olacağını düşünüp, basketbol kursuna yazılmasını isteyebilir ya da keman çalma isteğinde olan bir ebeveyn çocuğuna bu alana ilgi duyması konusunda baskı yapabilir. Ancak bu bakış açısı çocuğun sahip olduğu bireysel farklılıkları göz ardı eden, gerçekliği yansıtmayan bir tutumdur ve destekleyici olmaktan uzaktır. Önyargılardan sıyrılıp, gerçekten çocuğu anlamak ve kendisini tanıması yolunda rehberlik edebilmek için, önce yetenek, beceri ve ilgi kavramlarını anlamak gerekir. Çünkü yetenek kavramı, beceri ve ilgiden bağımsız düşünülemez ve bu üç kavram birbiriyle etkileşim halindedir.

Çocuk o alana ait deneyimlerle karşılaştığında, potansiyel kapasitesini keşfeder ve yeteneğini beceriye dönüştürme fırsatı bulur. Beceri dediğimiz kavram ise “Bireyin bilişsel, psikomotor ya da fiziksel işlev görmesi olarak tanımlanan alanlarda şu andaki performans düzeyidir.”. Yani beceri, potansiyel kapasitenin açığa çıkmış, davranışa yansımış halidir.

 Peki, var olan potansiyel kapasitenin yani yeteneğin, beceriye dönüşmesi için ne gerekir?

Bu soru, tam da ebeveynlerin çocuklara yeteneklerini geliştirmeleri konusunda nasıl destek olabileceklerini açıklar niteliktedir. Var olan yeteneğin beceriye dönüşmesi için çocuğun o alana ait ilgisinin olması ve o beceriyle ilgili olanakların çevresinde bulunması gerekmektedir. Bu süreçte ailenin görevi öncelikle çocuğa kendini keşfedebileceği olanakları sunmak, akabinde de çocuğun o alana ait var olan ilgisini desteklemektir.

İlgi bireyin etkinliğin özünden elde ettiği doyum olarak tanımlanabilir. İçsel motivasyonun oluşması ve çocuğun denediği etkinliği yapmaya devam etmesi açısından önemlidir. Çünkü çocuk yaptığı etkinlikten haz duydukça, o alana olan eğilim artar ve dışsal bir pekiştirece/ödüle ihtiyaç duymaksızın davranışına devam eder. Bu sebeple, ebeveynlerin ilk olarak çocukların ilgi alanlarının neler olduğunu fark etmeleri gerekmektedir. Bu farkındalığı sağlamanın en önemli yolu ise gözlem yapmaktır.

Sözlük anlamı olarak baktığımızda yetenek; “Herhangi bir davranışı, bilgi ve beceriyi öğrenebilmek için doğuştan sahip olunan potansiyel gücün çevre ile etkileşimi sonucu geliştirilmiş ve yeni öğrenmeler için hazır hale getirilmiş kısmıdır”. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi, yeteneğin ortaya çıkması için hem bireyin doğuştan getirdiği potansiyel hem de çevresel etkileşim ile bu potansiyelin açığa çıkması gerekmektedir.